Bugün yine aynı pencereden baktım.
Fransa’nın sabahı her zamanki gibi hızlıydı.
Ama benim içimde yine bir eksik vardı:
Sohbet.
Çayımı demledim ama sohbet edecek kimse yoktu.
Aslında insan çayı tek başına da içer, kahvesini de yudumlar…
Ama içini ısıtan şey, sıcak bir sohbettir.
Gurbette yaşamak bazen sessizliğe alışmak demektir.
Ama en çok zorlayan şey, içindekileri paylaşamamaktır.
Bir kelime, bir ses, bir sohbet bile insanın ruhunu ferahlatır.
Fransa’da hayat akıyor, evet…
Ama sohbet yoksa, o akış insanı içine almaz.
Sadece geçip gider.
Bir gün, içim doluyken, Google’a sadece bir kelime yazdım:
“Sohbet”
Ve karşıma çıktı: sohbetcan.com
Tıklamakta bile kararsızdım.
Ama sadece bir rumuzla girilebildiğini görünce denedim.
İlk cümlem şuydu:
“Selam, burada kimseyle sohbet edebilir miyim?”
Ve cevap geldi.
Samimi, içten, gerçek bir sohbet başladı o anda.
O gün ilk kez güldüm uzun zamandır.
Fransa’dan biriyle memleket üzerine konuştuk, çocukluk hatıralarıyla sohbet ettik.
Sanki mahalle arasındaydık, sokakta oturmuş iki eski dost gibi…
Ertesi gün yine girdim.
Bu sefer farklı bir sohbet odasında yine samimi insanlar.
Dert dinleyen, şaka yapan, içini açan, anlamaya çalışan…
Hepsi oradaydı.
Hepsi sohbet etmek için oradaydı.
Bazen sadece içini dökmek istersin.
Bazen biri sorsun istersin:
“İyi misin?”
Ve sen sadece “evet ama biraz sohbet etmeye ihtiyacım var” diyebil.
İşte sohbetcan.com, tam da bunu sunuyor.
Ne fazla ne eksik.
Sadece sohbet.
Gerçek, sıcak, dürüst sohbet.
Yalnız mıyım?
Belki evde evet.
Ama artık dijitalde yalnız değilim.
Çünkü biliyorum, sohbet etmek için bir yere ihtiyacım olduğunda,
Sohbetcan.com her zaman açık.
Bir tıkla girip, bir “selam”la başlayan sohbet, saatlere yayılıyor.
Ve bazen bir sohbet, bir günde değiştiriyor her şeyi.
Sohbet arıyorsan,
sohbet etmek istiyorsan,
sohbet sayesinde insanlara dokunmak istiyorsan…
Sohbetcan.com seni bekliyor.
Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız
İlk yorum yazan siz olun.